EMLAK SÖZLÜĞÜ

- A B C Ç D E F G H İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z


- BORSEM EMLAK BORSASI İSTANBUL BÖLGE http://www.borsemistanbul.com

376.Dilekçe: Vergiden doğan cezaların azaltılması için ilgili daireye verilen yazı.

A- BORSEM EMLAK BORSASI İSTANBUL BÖLGE http://www.borsemistanbul.com

ABAKULUS: döşeme ve duvar mozaiği yapımında kullanılan, küçük bir küb biçiminde cam ya da taş parçası.
ABSORSİYON: Su emme.
AÇIT DİKMESİ: Pencere ya da kapı boşluğunun yanındaki dikme.
AÇIT: Pencere veya kapı boşluğu.
AÇKI: Bir cismin yüzeyi üzerine sert bir madde veya alet sürterek, onu düzleştirip parlatma işi. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan alet. Anahtar gibi, her türlü açma işinde kullanılan alet.
ADA: Belirli yollarla çevrili imar planların meydana getirdiği parsellerin üzerindeki bir arada oluşumuna denir.
AĞÖRGÜ: Taşları ağ şeklinde yerleştirilmiş duvar örgüsü.
AKAR: Kiraya verilerek gelir sağlayan mülk.
AKİT: Tarafların karşılıklı beyanların alındığı resmi senet tanzimine tabi işlemine denir.
AKITMALIK: Çatı kaplama işlerinde yedirmelik ya da kurşun şerit ile örtülü birleşme ya da tonoz geçmesi.
AKS: Eksen.
AKTARICI: Dam kiremitlerini aktaran kimse.
AKTARMAK: Bir şeyi elden veya gözden geçirerek içindeki bozukları kaldırıp, yerlerine sağlamlarını koymak.
ALINLIK: Kimi yapılarda giriş kısmının ya da kapı ve pencerelerin üstünde bulunan üçgen veya yarı değirmi süsleme.
ALTYAPI: Su, elektrik, kanalizasyon, yol gibi tesislerin tümüne verilen ad.
ANADUVAR: Yığma bir yapıda taşıyıcı duvar.
ANAHTAR TESLİMİ: Bir yapının tüm gereç ve işçiliğinin yüklenici tarafından karşılanıp, bütünüyle bitirilmiş olarak mal sahibine teslim edilmesini öngören sözleşme şekli.
ANTRE: Bir binanın veya apartman dairesinin ilk girilen bölümü, giriş.
APARTMAN DAİRESİ: Bir bina içinde birkaç oda ile mutfak ve banyodan meydana gelen, bir kişi veya bir ailenin oturabileceği büyüklükte daire.
ARAZİ: Yerleşim alanları ve yapılmış yollar dışında kalan topak parçasına denir.
ARNAVUT BACASI: Tavanarasına ışık sağlayan çatı pencesi.
ARSA (imar parseli): İmar planı kapsamında yer alan kullanım şekli ve yapılaşma düzeni belirlenip tamamlanmış arazi parçalarına denir. Arsaların diğer bir ismi ise imar parseli'dir.
ARSA: Üzerinde yapı kurulmak üzere ayrılmış yer; yasaya göre, belediye sınırları içinde bulunup belediyece parsellenmiş arazi.
AYPENCERE: Yarım daire biçiminde pencere.



B- BORSEM EMLAK BORSASI İSTANBUL BÖLGE http://www.borsemistanbul.com

BACA ZARI: Bir bacanın içindeki çeşitli duman yollarını birbirinden ayıran ince bölmelerden her birine verilen ad.
BADANA (KAZEİN): Kireç badanaya biraz süt katılarak, mat olması istenen yüzeylere sürülen badana.
BADANA (KİREÇ): Kirece şap, terementi veya yağlı bir madde katılarak yapılan badana. Adi badana da denir.
BADANA (TUTKALLI): Tutkalın kaynar suda eritilip renklendirilmesinden sonra birkaç kat halinde duvara sürülmesi. Alakol badana da denir, böyle badana sürülmüş bir yüzeye başka çeşit badana yapılamaz.
BADANA: Duvarlara ve tavana sürülen beyaz veya renkli kireç şerbeti.
BAĞIMSIZ BÖLÜM: Bir yapının Kat Mülkiyeti Yasası hükümlerine göre bağımsız mülkiyete konu olan bölümlerden her biri.
BAĞLAMA DEMİRİ: Kagir yapılarda ayrılmayı önlemekte kullanılan çeşitli şekillerde demir, kenet.
BAĞLAMA TAŞI: Bitişik olarak örülecek bir duvarı bağlamak için önce örülen duvarda bırakılan çıkıntılı taşlardan her biri.
BAĞLAMA: Bir yapının çeşitli öğelerini kendi aralarında kenetleme. Duvarları veya çatının çeşitli parçalarını birbirine bağlayarak açılmalarını önlemek ve tek parça gibi çalışmalarını sağlamak için kullanılan kiriş, putrel gibi öğeler.
BAĞLAYICI: Çimento, kireç, alçı gibi su ile karıştırıldığında plastik bir hamur veren, bir süre sonra katılaşan, daha sonra da sertleşen ve bu özelliklerinden dolayı taş ve kumu bağlamakta kullanılan madde: bağlayıcı madde.
BAHÇEKENT: Sağlık ve konfor koşullarına uygun bir yaşam sağlamak amacıyla tasarlanmış, tarıma ayrılmış bir toprak parçasıyla çevrili uydu kent.
BALKON: Bir binanın üst katlarından dışarıya doğru çıkmış, önü ve yanları korkulukla çevrili yer.
BANLİYÖ: Büyük bir kentin yakın çevresinde bulunan yerleşim birimi.
BARAKA: Tahta, çinko, sac gibi hafif gereçlerle yapılmış, temelsiz, eğreti yapı.
BARBEKÜ: Et ya da balığın ızgarada pişirildiği ocak, bir tür mangal.
BASIK: Tavan yüksekliği alışılagelmiş ölçülerden az olan daire, oda.
BAYINDIR: Gelişip güzelleşmesi, yaşayış koşullarının uygunlaştırılması için üzerinde çalışılmış olan yer; imar edilmiş.
BEDEN DUVARI: Yığma bir yapıda taşıyıcı duvar.


C- BORSEM EMLAK BORSASI İSTANBUL BÖLGE http://www.borsemistanbul.com

CAM ÇITASI: Camı doğramaya takmak üzere cam yuvasına tutturulan ahşap, maden ya da plastik çıta.
CAM İPLİĞİ: Ergitilmiş camdan elde edilen çok ince cam teli, cam lifi.
CAM KİREMİT: Işık geçiren çatı örtüsü yapmakta kullanılan, camın preslenmesiyle elde edilen bir tür kiremit.
CAM MOZAİK: Yan yana getirilmiş geometrik şekilli küçük parçalardan oluşan, döşeme ve duvar kaplamakta kullanılan cam asıllı gereç. Genellikle ön yüzleri kağıtlara yapıştırılmış olarak levhalar halinde satılırlar.
CAM PARKE: Işık geçiren döşeme yapmakta kullanılan özel şekilli karo.
CAM TUĞLA: Yarı saydam duvar yapmakta kullanılan içi boş cam blok. Desenli olanları da vardır. Standart boyu 19.5x19.5x9 cm.; birim ağırlığı 3.250 kg. ‘ dır.
CENDERE: Basınç makinesi.
CEPHE: Bir binanın yüzlerinden her biri, özellikle ön yüz.
CİHANNÜMA: Her tarafı seyredebilmek için bazı ev çatılarının üstüne yapılan oda veya teras.
CİNS TASHİHİ: Tapu kütüğünde kayıtlı bir taşınmazı niteliğinin değiştirerek, bir başka nitelikteki tapu kütüğünde tescil edilmesine denir.
CONTA: Birbirinin üzerine kapanan iki kenar arasına, sızıntıyı önlemek için konulan lastik, kösele mantar veya benzeri maddeler.
CUMBA: Eski Türk evlerinde, çoğu kafesli olan çıkma.


Ç- BORSEM EMLAK BORSASI İSTANBUL BÖLGE http://www.borsemistanbul.com

ÇADIR ÇATI: Orta noktadan başlayarak dört yana düşen yüzeyleri olan, kare piramit şeklinde çatı, topuz çatı.
ÇALIŞMA: Ahşabın nem alarak veya nemini atarak boyut veya şekil değiştirmsi.
ÇARDAK: Üstüne sarmaşıklı ağaç veya çiçek sarılarak yapılmış kafesli gölgelik.
ÇATAL: İki ayrı doğrultudan gelen boruları tek bir boruya bağlamakta kullanılan ekleme parçası.
ÇATI KATI: Binalarda çatı ile son normal kat arasında yapılan kat.
ÇATI: Yapıların üzerini, akıntılı bir tarzda örtecek malzemeyi taşımak üzere yapılan iskelet.
ÇEKME KAT: Bir binanın son katı üzerine yapılan, cepheden geriye çekilmiş kat.
ÇIPLAK AHŞAP: Üzerinde boya, cila veya vernik bulunmayan ahşap.
ÇÜRÜTMEK: Eski kagir yapılarda aşınmış ince yonu taşları çıkararak yerine yenilerini koymak ve çevresini çimento harcı ile doldurmak.


D- BORSEM EMLAK BORSASI İSTANBUL BÖLGE http://www.borsemistanbul.com

DAİRE: Bir apartman içinde yer alan, birden fazla konuttan her biri.
DAİRE: Yapılarda aynı çatı altında birden fazla yapılan bölümlerden her birine denir.
DALGALI: Dalgası olan, dalga dalga görünen.
DAM ALTI: Yağmur ve güneş gibi etkilere karşı korunmuş yer.
DAM BAŞAĞI: Çatıların tepelerine süs olarak konulan başak biçiminde sivri tepelik.
DAM: Bir binanın göğe bakan yüzü.
DAMLALIK: Yağmur suyunu düşey bir yapı elemanının yüzeyini yalamayacak şekilde ileri dökmek için yapılan ve boydan boya devam
eden çıkıntı veya yiv.
DAYAK: Bir yapı parçasının yıkılmaması için dayatılan çoğu ağaç, destek kısa payanda.
DENİZE SIFIR: Denizle arasında herhangi bir yapı veya geniş bir toprak parçası olmayan yapı, arsa.
DEVRE MÜLK: Belirli devrelerde kişilerce kullanılarak belirli zaman içinde diğer halk sahiplerine devredilen mekana denir.
DEVREMÜLK: Tapusu belirli bir "devre" kullanım için geçerli olan, ortak kullanılan konut, yazlık.
DOĞALGAZ: Yeraltından çıkarılıp yakıt olarak kullanılan, ısıl değeri metre küpte 8900 kilokaloriye ulaşan hidrokarbon gazı.
DÖNÜM: Eni ve boyu kırkar arşın olan eski bir yer ölçüsü, yaklaşık 1000 m2.
DÖŞEME: Yapılarda katları ayıran ve üzerinde yürünen kısım. Döşemenin alt yüzüne tavan denir.
DUBLEKS: İki katlı, ikinci katına içten merdivenle çıkılan konut.
DUVAR: Yapılarda taş, tuğla, briket, kerpiç gibi gereçlerle yapılan düşey bölme öğesi.
DÜZ DAM: Düz görünecek kadar az eğimli dam.



E- BORSEM EMLAK BORSASI İSTANBUL BÖLGE http://www.borsemistanbul.com

EBEVEYN BANYOSU: Yatak odasında bulunan banyo.
EKLENTİ: Var olan ama yapıya eklenen bölüm.
EKRAN: Üzerine bir cismin görüntüsü düşürülen saydamsız düz yüzey.
EKSPERTİZ: Bir arsaya veya yapıya belli ölçütlere göre değer biçme işi.
ELEKTRİK TESİSATI: Binalarda asansör tesisatı dışında kalan, elektrikle ilgili tesisat.
EMAY: Mine
EMAYE: Emay ile kaplanmış eşya. Mineli eşya.
EMLAK BEYANI: Şahıs, kurum ve kuruşlarca sahibi olduklarını ispatlayarak bulundukları bölgedeki bağlı oldukları belediyelere
makbuz karşılığı verilen belgeye denir.
EMLAK: Mülk ve maldan oluşan emlak kelimesi ev, arsa, bağ, bahçe, tarla, ve arazi gibi taşınmayan malların orta adına denir.
EMSAL: Bir yapı veya konutun satış ya da kira bedelinin, benzerleriyle karşılaştırılması.
ENİNE: Bir cismin veya yüzeyin eni boyunca, enlemesine.
ESKİZ: Bir tasarımın ön taslağı.
ETEK: Binanın kaide bölümü, bina eteği, subasman.



F- BORSEM EMLAK BORSASI İSTANBUL BÖLGE http://www.borsemistanbul.com

FERAĞ: Sahiplik hakkını başkasına devredip ilişki kesme; bu iş için tapuda yapılan resmi işlem.
FİLETO: Aynı yüzeydeki iki ayrı renkli boya ya da badanayı birbirinden ayırmak üzere çizilen bir veya birkaç yatay çizgi.
FİRKETE: “U” harfi şeklinde bükülmüş çoğu 12 metre boyunda beton çeliği.
FORMEN: Yapıda başka ustaların da görevlerini yüklenebilecek deneyimli usta, ustabaşı.
FOSEPTİK: Kanalizasyon bulunmayan yerlerde, pis suları içinde toplamak üzere yapılan sızdırmaz çukur.
FRANSIZ BALKONU: Döşemeye değin inen ve kapı gibi açılan, önü korkuluklu pencere.
FRİZE: Boydan boya çok düzgün çizgileri bulunan (ahşap kaplamalık).



G- BORSEM EMLAK BORSASI İSTANBUL BÖLGE http://www.borsemistanbul.com

GABARİ: Yapılacak bir binanın belediyece öngörülen azami yüksekliği.
GAYRİMENKUL: Taşınmaz mal.
GECEKONDU: Hazine arazileri üzerinde izinsiz ve yetkisizce çok kısa sürede yapılan derme çatma kaçak yapılara denir.
GEÇİT: İki yapıyı birbirine bağlayan üstü örtülü yol.
GEÇME AVADANLIK: İki ahşap parçayı birbirine bağlayan silmeli ahşap ara parça.
GEÇME: Lehim, kaynak veya çakma işlemlerinden yararlanmadan, parçaları birbirine takıp kenetleme. Ahşapta, tutkallı geçme yapılabilir.
GEDİK: Eskiden bazı mülkler için ödenen vakıf vergisi.
GELİŞME ALANI: Nazım imar planında kentin gelişmesine ayrılmış alan, inkişaf alanı.
GİRİŞ KATI: Yerkatı, zemin katı.
GİYDİRME CEPHE: Çok katlı bir yapıda, döşemelerin önünden geçerek devam eden, bunlara veya kolonlara asılan, taşıyıcı olamayan, çoğu camlı dış duvar.
GİYOTİN PENCERE: Düşey sürme pencere.
GÖTÜRÜ: Bir yapı işinin baştan kararlaştırılan sabit bir tutar karşılığında bir yükleniciye yaptırılması ilkesine dayanan sözleşme türü. I
GÖZPENCERE: Çatı katlarında veya kapı üstlerinde yapılan yuvarlak ya da oval biçimli çoğu süslü küçük pencere.
GRAFİK: Cisimleri çizgi veya çizimlerle gösterme sanatı.



H- BORSEM EMLAK BORSASI İSTANBUL BÖLGE http://www.borsemistanbul.com

HACCAR: Taş işçisi.
HACİZ: İhtilaflı işlerden doğan pürüzün çözümü için konulan şerhe denir.
HALKATONOZ: Planı içiçe iki daire yayı şeklinde olan tonoz.
HARABE: 1. Eski yapı veya kent yıkıntısı, kalıntı. 2. Yıkılmış veya yıkılmaya yüz tutmuş yapı veya kent.
HARÇ: Yapıda tuğla ve taşları birbirine bağlamak, duvar ve tavanları sıvamak için kullanılan kum, kireç, çimento ve suyla yapılan hamur.
HARİTA: Coğrafya olgularının dağılımını bir plan üzerinde gösteren ölçekli çizimdir.
HARPUŞTA: Dış etkilere açık duvarların üstünü örterek yağmur ve kar sularını yanlara akıtan eğik veya yuvarlak bölüm, duvar semeri.
HASAR: Kırılma, çatlama, yıkılma gibi zarar.
HATIL: Ağırlığı yatay olarak dağıtmak ve duvarların düşey olarak çatlamasını önlemek amacıyla, duvarın içine yatay olarak boydan boya uzatılan ahşap, tuğla ya da beton bağlama öğesi.
HAZERAN: Eşya yapımında kullanılan bir tür kamış.
HAZNE: Depo. Oluk ile yağmur borusunun arasına yerleştirilen, bir çeşit huni görevi yapan çinko tekne, sandık.
HELİK: Duvar örülürken büyük taşlar arasına yerleştirilen küçük taşlar.
HİSSELİ TAPU: Birden fazla kişinin sahip olduğu belgeye denir.



İ- BORSEM EMLAK BORSASI İSTANBUL BÖLGE http://www.borsemistanbul.com

İÇ BALKON: Binaların içinde yer alan, giriş holüne, salona veya sofaya bakan balkon.
İFRAZ: Bir toprak parçasını veya arsayı parçalara ayırma, parselleme, parselizasyon, parselasyon işlemi.
İFRAZ: Tapu kütüğünde kayıtlı bir taşınmazın birden fazla parsel haline getirilmesidir.
İHALE: bir işi birçok isteklinin arasından, en uygun görülen koşulları önerene bırakma.
İKİZ EV: Planları ortak duvara göre simetrik olan, bitişik iki evden meydana gelen birim.
İMALAT BİRİM FİYATI: Yapım birim fiyatı.
İMAR AFFI: Kaçak yapıların ya da imar kurallarına uygun yapılara kaçak eklenmiş bölümlerin aklanması.
İMAR DURUMU: Bir arsanın imar planına ve imar yönetmeliğine göre nasıl kullanılabileceğini bildiren ve belediyece düzenlenerek istek üzerine arsa sahibine verilen belge.
İMAR DURUMU: İmar parselinin boyutlarını, sınırını, imar planında kullanım şeklini ve yapılacak yapının teknik şartlarını belirten belgeye denir.
İMAR HUDUDU: Nazım planı bulunan yerlerde nazım plan sınırları, bulunmayan yerlerde belediye sınırları.
İMAR PLANI: İmar yasasına göre, nüfusu 10.000'I aşmış yerleşmelerde yapılması zorunlu olan fiziksel plan.
İNTİFA HAKKI: Emlakın iradından faydalanma hakkına denir.
İPOTEK: Alacaktan kalan kısmı için konan şerhe denir.
İRTİFAK HAKKI: İki emlaktan diğerine geçiş hakkı tesisine denir.
İSKAN: Yapılan yapının bitmesi nedeni ile oturulmak için alınan yapı kullanım izine denir.
ISLAH: Bir bölgenin, tümüyle yenilenmeksizin yaşama koşullarının düzeltilmesi.
İSPANYA BEYAZI: Boyacılıkta kullanılan tebeşir tozu.
İSTİMLAK: Kamulaştırma.
İTALYAN DAMI: Çevresi korkuluklu, üstü teras şeklinde düz dam.
İZALE-İ ŞUYU: hissedarlar arasında paylaşılmayan emlakın mahkeme yoluyla satışına isteme şekline denir.



K- BORSEM EMLAK BORSASI İSTANBUL BÖLGE http://www.borsemistanbul.com

KADASTRO: Her çeşit arazi ve mülklerin, alanını, sınırlarını ve değerlerini belirtip plana bağlama işi.
KAGİR: Taş veya tuğladan yapılmış.
KAMA: Ahşap parçaları birleştirmek veya sıkıştırmak için kullanılan konik ahşap takoz.
KAMULAŞTIRMAK: Bir şeyi sahibinden satın alarak kamuya mal etmek, kamu yararına almak.
KAPALI BALKON: Üstü ve yanları örtülü, önü ise açık olan balkon.
KAPLAMA (duble): Kalınlığı 8:10 –12:10 arasında olan kaplama.
KAPLAMA (ince): Kalınlığı 6:10 (0.6mm.) veya daha az olan kaplama.
KAPLAMA (kalın): Kalınlığı 12:10 –18:10 arasında olan kaplama.
KAPLAMA (normal): Kalınlığı 6:10 – 8:10 arasında olan kaplama.
KAPLAMA: Bir yüzeye daha iyi görünüm kazandırmak için veya koruma amacıyla geçirilen başka maddeden kat:Maden, ahşap, taş kaplama.
KARIN VERME: Kolon veya düşey yüzeyin, ağırlık etkisiyle kavisli bir şekil alması.
KARKAS: Bir yapının taşıyıcı öğelerinin tümüne verilen ad; iskelet de denir.
KARTONPİYER: Yapıları kabartmalarla bezemek için, çoğu zaman duvar ve tavan arakesitleri ile tavan göbeklerinde kullanılan sertleştirilmiş mukavva veya kıtıklı alçı.
KAT İRTİFAKI: Bir arsa üzerinde ileride kat mülkiyetine konu olmak üzere yapılacak ve yapılmakta olan bir veya birden çok yapının bağımsız bölümleri için, o arsanın maliki veya ortak malikleri tarafından, Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre kurulan irtifak hakkıdır.
KAT KARŞILIĞI ANLAŞMA: Arsa sahibince ortaya konan bir arsa üzerine, bir müteahhitçe, finansmanı da kendisince sağlanarak yapılan binanın, arsa sahibi ile müteahhit arasında belli bir oranda bölüşülmesi esasına dayalı anlaşma türü.
KAT KARŞILIĞI ANLAŞMASI: Taraflar arasında şekil, biçim, adet (yüzde ) karşılığı bedel ödemeksizin Tapu Sicil Müdürlüğü'nce senet altına temlik şeklidir.
KAT MALİKİ: Kat mülkiyeti hakkına sahip özel ya da tüzel kişi.
KAT MÜLKİYETİ: Bir ya da daha çok kişinin, bir yapının belirli bir bölümüne sahip olabilmesi.
KAT MÜLKİYETİ: Tamamlanmış bir yapının kat, iş bürosu, dükkan, mağaza, mahzen,depo gibi bölümlerden ayrı ayrı ve başlı başına kullanılmaya elverişli olanların üzerinde, o taşınmazın maliki veya ortak malikleri tarafından Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre kurulan özel mülkiyet hakkı.
KAT YÜKSEKLİĞİ: Döşeme üstünden bir üst katın döşeme üstüne olan uzaklığı.
KİLİT: Anahtarla işleyen kapama düzeni.
KİRALAMA İŞLEMİ: Taraflarca belirli zaman ve şartlarda anlaşarak sözleşme altına alınan kullanım şekline denir.
KOORDİNELİ ÇAP: kadastro pafta üzerinde ilgili parselin koordinatlarının bulunduğu vesikaya denir.
KURU MÜLKİYETİ: Emlakta hak sahibi olup tasarruf sağlamayan intifa hakkı ile hareket edebilen terime denir.



L- BORSEM EMLAK BORSASI İSTANBUL BÖLGE http://www.borsemistanbul.com

LEBİDERYA: Kesintisiz deniz manzaralı daire.
LİMON KİRİŞİ: Merdiven kolunun iki yanında uzanan kirişler.
LİMONLUK: Bitkilerin saksılar içinde kışın barındırıldıkları camekanlı yer. Sera da denir.
LÖKÜN: Kireç zeytinyağı karışımı macun.
LÜKS: Bir dairenin en temel öğeler dışında, konfora yönelik daha fazla detaylarla donatılmış olması.



M- BORSEM EMLAK BORSASI İSTANBUL BÖLGE http://www.borsemistanbul.com

MAFA: Ucu halkalı cıvata veya çivi.
MAFSAL: Eklem, oynak.
MAFSALLI: Mafsalla birleştirilmiş olan.
MAHYA: Çatıda iki eğik yüzeyin, dışta 180 dereceden büyük bir açı yaparak birleştiği çizgi.
MAHZURLU: Herhangi bir işlem veya uygulamaya elverişli olmayan.
MANSART: Her yüzünde değişik eğimli iki dam yüzeyi bulunan bir çeşit kırma çatı.
MARKİZ: Bir kapı ya da pencere önünü yağmurdan korumak için yapılan saçak.
MEKAN: İnsanı çevreden belli bir ölçüde ayıran ve içinde eylemlerini sürdürmesine elverişli olan boşluk.
MENKUL: Bir yerden başka bir yere taşınabilen, taşınır.
MENTEŞE: Kapı ve pencere kanadı gibi şeyleri açılıp kapanacak şekilde tutturmaya yarayan eklemli maden parça.
MERDİVEN KOVASI: Dönerek çıkılan merdivenlerde ortadan görülen boşluk.
MERKEZİ ISITMA: Bir binanın çeşitli bölümlerinin, bir merkezden borularla sevk edilen sıcak su veya buharla, ya da kanallarla
sevk edilen sıcak hava ile ısıtılma sistemi.
MERKEZİ YERDE: Bina ya da konutun, bulunduğu semt veye kentin merkezi sayılan bölümüne; çarşı, pazar ve ulaşım araçlarına yakın olması.
MERMER BADANA: Mermer kirecinden yapılan ve içine renk katılarak sıva üzerine iki ya da üç kat sürülen badana.
METROPOLİTAN ŞEHİR: Belli bir büyüklüğü olan, örneğin nüfusu bir milyonu aşan şehir.
MEVZİİ İMAR PLANI: Bir bölgeye mahsus olan ve genel olmayan planlanmış bölgeye denir.
MİRASIN İNTİKALİ: Ölen bir kimsenin mal varlığı ile alacak ve borçlarının mirasçılarına geçmesine denir.
MÖBLELİ: İçinde eşyası bulunan daire.
MÜSTAKİL TAPU: Bir kişinin kendi başına sahip olduğu, tek konut için verilen tapu.



N- BORSEM EMLAK BORSASI İSTANBUL BÖLGE http://www.borsemistanbul.com

NAZIM PLANI: Bir kentin haritaları üzerine çizilen ve arazi parçalarının kullanış biçimleri ile başlıca bölge tiplerini belirten, yani kentin gelecekte alacağı biçimi gösteren plan.
NİZAM: Binaların yanyana sıralanış düzeni; ayrık nizamda aralarında toprak parçası vardır; bitişik nizamda duvarları ortaktır. Ö
NORM: Standart.



O- BORSEM EMLAK BORSASI İSTANBUL BÖLGE http://www.borsemistanbul.com

OKSİT BOYA: Boyarmadde olarak kullanılan maden bileşiklerine verilen ad.
OLUK: Bir şeyin akmasına yarayan, üstü açık boru. Çatıda yağmur suyunu toplayıp yağmur iniş borusuna götüren üstü açık çinko, galvanizli saç veya plastik kanal.
ORTA DERECE EĞİMLİ ÇATI: Eğimi yüzde 25 ile yüzde 70 arasında olan çatı.
OTURMA: Bir yapının altındaki zeminin hareketi veya sıkışması dolayısıyla aşağıya doğru hareketi.



Ö- BORSEM EMLAK BORSASI İSTANBUL BÖLGE http://www.borsemistanbul.com

ÖLÇEK: Bir harita veya çizimde görülen uzunluklarla bunların imlediği gerçek uzunluklar arasındaki oran.
ÖLÇME NİŞANI: Çatlak duvarların daha çok açılıp açılmadıklarını anlamak için çatlağın iki yanına tutturulan cam.
ÖN BAHÇE DERİNLİĞİ: Binanın ön yüzünden kendi parselinin ön sınırına kadar olan en yakın dik uzaklık.
ÖN CEPHE: Yapının yola bakan yüzü.



P- BORSEM EMLAK BORSASI İSTANBUL BÖLGE http://www.borsemistanbul.com

PAFTA: 1. Üzerine proje çizilen levha. 2. Büyük haritaları meydana getiren ayrı parçalardan her biri.
PANORAMİK ASANSÖR: Çıkıp inerken bir manzaranın veya bir iç mekanın görülebilmesi için yapılan, çevresi saydam camlı asansör.
PARKE: Meşe, gürgen ve kayın kerestelerinin makinelerde işlenmesiyle elde edilen dar uzun döşeme kaplama gereci.
PARSEL: Belli bir amaç için ayrılıp sınırlanmış arazi parçası, bir adanın parçalarından her biri.
PENCERE: Dışarısını görmek, hava ve ışık almak için duvarlarda yapılan ve doğramayla camdan meydana gelen açma.
PLASTİK BADANA: Plastik boyayı birkaç kat sürerek yapılan badana.
PLASTİK BOYA: Film yapıcı öğesi, bir plastik emülsiyonu olan boya.
PREFABRİKASYON: Hazır elemanlar veya bileşenlere yapı kurma.
PRİZ: Elektrik akımı almak veya anten, televizyon bağlantısı kurmak için fişin sokulduğu yuvaları olan araç.



R- BORSEM EMLAK BORSASI İSTANBUL BÖLGE http://www.borsemistanbul.com

RADYATÖR MUSLUĞU: Sıcak akımın radyatöre girmesini sağlayan musluk.
RADYATÖR: Bir borunun ışıma yüzeyini artırmaya yarayan düzen.
RASPE: Demir veya tahtayı kazımak için kullanılan iri dişli çelik eğe, törpü.
RENDELEMEK: Rende ile pürüzler gidermek.
REPETİSYON: Belli bir aletle yapılan açı ölçmesinin duyarlılığını artırmak için ölçmenin yenilenmesi yöntemi.
RESTİTÜE ETMEK: İlk şekline getirmek, eski şeklini yapmak.
RESTORASYON: Aslını bozmadan onarma.
RESTORATÖR: Fransızca’da resim veya heykelleri onaran kişileri tanımlamakta kullanılan bu sözcük Türkçe’de, anlam kaymasıyla, restorasyon uzmanı anlamında kullanılmaktadır.
REZERVUAR: Sarnıç, hazne.
RÖPERLİ KROKİ: İlgili parselin yapılabilmesini sağlayan, gerekli ölçülerin bulunduğu vesikaya denir.



S- BORSEM EMLAK BORSASI İSTANBUL BÖLGE http://www.borsemistanbul.com

SAHANLIK BASAMAĞI: Bir merdivende, çıkışta sahanlıkla birleşen, sahanlık düzeyindeki basamak.
SAHİBİNDEN: Bir mülkün, arada herhangi bir aracı olmadan, doğrudan doğruya sahibi tarafından satışa veya kiraya sunulması.
SALMASTRA: Sızdırmazlık işlerinde kullanılan, saç gibi örülü bir çeşit kordon.
SANDIK ODASI: Genellikle penceresi olmayan, evdeki fazla eşyaların konulabileceği küçük oda.
SANDIKLI: Duvar kaplamalarında kullanılan bir çeşit tahta.
SAPLAMA: Somunsuz olarak kullanılan cıvata.
SARAK: Yapı yüzlerinde boydan boya giden yatay, enli, az çıkıntılı, süslü veya düz kuşak.
SARKMA: Merdiven basamaklarının ön veya yanlarında yapılan profilli çıkıntı.
SARMAL: Hels biçiminde olan, helezonik spiral.
SARNIÇ: Kagir yeraltı deposu.
SATIŞ VADİ: Taşınmazın satışının bir kimseye vaat edilmesidir.
SAZ ÇATI: Kır yapılarında uygulanan, ince kamışla örtülü çatı.
SELAMLIK: Eskiden büyük konaklarda erkeklerin bulunduğu ve erkek konukların alındığı bölüm.
SERVİS GİRİŞİ: Büyük binalarda yan hizmetler için kullanılan ikinci derecedeki giriş.
SIFIRDA: Yeni bitmiş ev, daire; hiçkimse tarafından kullanılmamış.
SON BASAMAK: Bir merdivenin bitiş basamağı.
SOSYAL ALTYAPI: Sağlıklı bir çevre meydana getirmek amacıyla yapılması gereken eğitim, sağlık, kültürel ve yönetsel yapılar ile park, çocuk bahçeleri gibi yeşil alanlara verilen genel ad.
STRÜKTÜR: Bir yapının taşıyıcı bölümü.
STÜDYO: Aynı zamanda oturma, yatma ve yemek için kullanılan oda.
SÜPER DENİZ MANZARALI: Balkon, teras veya pencerelerinden denizin geniş bir açıdan, panoramik olarak görüldüğü konut, daire.



Ş- BORSEM EMLAK BORSASI İSTANBUL BÖLGE http://www.borsemistanbul.com

ŞERH: Tapu kütüğüne geçici mahiyette olmak bazı şahsi hakların kaydedilmesine denir.
ŞİRVAN: Çatı arasında veya dükkanların üzerinde bulunan basık oda.
ŞÖNT BACA: Çok katlı yapılarda, her katın bir kat yüksekliğince giden bacasının ana bacaya birleşmesiyle meydana gelen bacalar grubu.
ŞŞALE: İsviçre çobanlarının kulübelerine ya da dağ evlerine verilen ad.
ŞUFA HAKKI: Hissedarlar arasında birinin üçüncü şahıslara satışında yürürlüğe girme hakkına denir.



T- BORSEM EMLAK BORSASI İSTANBUL BÖLGE http://www.borsemistanbul.com

TADİLAT PROJESİ: Yapıdaki herhangi bir değişikliği göstermek üzere hazırlanan ve asıl projenin eki olan proje.
TALAŞ: Testere ile biçilen veya rende, törpüyle işlenen bir ahşap parçadan dökülen kırıntılar.
TAM BOYUT: 1:1 ölçek.
TAMPON BOYA: Fırça darbeleriyle yapılmış kabartmalı boya.
TAPA: Boru uçlarının kapatılmasnda kullanılan; ahşap, maden ya da plastik parça.
TAPU SENEDİ: Bir mülkün kimin olduğunu gösteren resmi belge.
TAPU VE KADASTRO MÜDÜRLÜKLERİ: Akitli ve akitsiz işlemleri ile arazi, arsa ve binalar üzerinde yapılan değişikleri işleyen, kayda
geçen, bunların sicilini tutan devlet dairelerine denir.
TAPULAMAK: Bir mülkü tapuya geçirmek.
TAVANARASI: Çatı ile son kat döşemesi arasında kalan boşluk.
TEDBİR: Emlak ile olan ihtilafın ve alacaktan doğan ihtilafın çözümü için konan şerhe denir.
TEKNİK ALTYAPI: Elektrik, gaz, içme ve kullanma suyu, kanalizasyon, her tür ulaştırma, haberleşme ve arıtım gibi hizmetlerin sağlanması için yapılan tesisler ile açık ve kapalı otopark kullanışlarına verilen ad.
TEPECAMI: Tavanda veya tavana yakın yerde bulunan camlı pencere.
TERAS: 1. Oturup hava almaya yarayan, düz ve çevresi açık yüksekçe yer, taraça. 2. Üstü gezinmeye elverişli düz dam.
TEVHİD: Tapu kütüğünde kayıtlı birden fazla taşınmazın tek bir parsel haline getirilmesidir.
TEVZİ DEMİRİ: Dağıtma demiri.
TOPLU KONUT: Sosyal ve fiziksel altyapısıyla birlikte gerçekleştirilen çok sayıda konut birimini anlatmakta kullanılan terim.
TOZ BOYA: Toz halindeki boyar madde.



U- BORSEM EMLAK BORSASI İSTANBUL BÖLGE http://www.borsemistanbul.com

UZATMA: İki ucu yivli, boru ekleme parçası.
UZUNLUK: Bir şeyin bir ucundan öbür ucuna kadar olan uzaklığı. Boy.



Ü- BORSEM EMLAK BORSASI İSTANBUL BÖLGE http://www.borsemistanbul.com

ÜSTEMEL: Bina eteği, etek duvarı veya subasman.
ÜSTLÜK: Üst pencere. Kapı üzerindeki vasistas gibi.



V- BORSEM EMLAK BORSASI İSTANBUL BÖLGE http://www.borsemistanbul.com

VANA: Valf, büyük saplı siber.
VANTİLATÖR: Elektrik akımıyla işleyen, havayı iterek harekete geçiren bir çeşit fırıldak.
VASİSTAS: Pencere veya kapı üzerinde bulunan, havanın değiştirilmesine yarar, alttan menteşeli pencere, bir çeşit üstlük.
VAZİYET PLANI: Yapıların değişmez röperlere göre arsaya yerleşmelerini belirten üstten görünüş, yerleşme planı.
VEKALET: Kişinin kendi iradesi ile tayin ettiği bir temsil şeklidir.
VERASET BEYANI: Varislerin mahkeme kanalı ile kendilerini ispatlamaları neticesinde menkul ve gayri menkullerini kendi adlarına
veya müşterek olarak ilgili daireye beyanda bulunmalarına denir.
VERASET İLAMI: Kanuni varislerin ölenin varisleri olduklarını resmi kayıt evrakları neticesinde kendilerini kanıtlamalı ve ilgili mahkemeden almış oldukları tasdikli belgeye denir.
V-KOLON, V KOLON: Yükleri üstteki iki noktadan alıp tek bir yük halinde temele aktaran, V şeklinde kolon.



Y- BORSEM EMLAK BORSASI İSTANBUL BÖLGE http://www.borsemistanbul.com

YALI: Düzlük ve açıklık su kıyısına yapılmış köşk. Sahilhane adı da verilir.
YALIM: Alev. Bıçak türünde kesicilerin keskin yüzü.
YALITIM: Isı ve ses geçirmezliği sağlama; izolasyon.
YAPI DONANIMI: Sabit ve sabit olmayan mobilya ile çeşitli cihazlar ve tesisat.
YAPI ELEMANI: Bir yapının, biçimlendirilmiş yapı gereçlerinden meydana gelen ilksel parçası.
YAPSATÇI: Konut yapıp daire daire satan kimse, firma.
YARIM BİNDİRME: Yarım lambalı tahtaları yan yana getirerek yapılan birleşme.
YASSI: Yayvan, düz.
YAY: Türlü biçimlerde yapılan esnek, madeni parça. Karyola yayı, kilit yayı, kanepe yayı gibi.
YENİLEME: Bir kentin, kentsel parçanın ya da bir yapının belirli bölümlerini, tekniğe uygun şekilde yenileştirerek koruma.
YENİLENMİŞ: Eski bina veya dairelerin onarılarak, restore edilerek yeni hale getirilmesi.
YIKMA RUHSATI: Bir yapıyı yıkmak için ililgili belediyeden alınan izin; yıkma izni.
YÜZ: Yapının cephesi.